ÜLKEMİZİN EN BÜYÜK SORUNU İŞ VERENLER !

ÇALIŞANINDAN ÇALAN PATRONLAR

Türkiye’de çalışanların çoğunun yakındığı ortak bir konu vardır.Maaşımı gününde alamıyorum,sigortam yatırılmadı,asgari ücret üzerinden sigortam yatırılıyor,fazla mesai yapıyorum ama karşılığını alamıyorum gibi,Maalesef ülkemizde işveren konumunda bulunan kimseler öylesine yolsuzluk yapmaya alışmışlardır ki ne yaptıklarının farkında dahi değillerdir. E tabi bu kadar sıradanlaşan bir durum olunca çalışanlar hakkını aradığı vakit anlam veremezler ‘’cebimdekine mi göz diktiniz, ben daha ne yapabilirim , neyiniz eksik ‘’gibi cümleler kurmaları oldukça doğaldır.Ülkenin her sektörün de yaşanan bu hadiselerin içinde bulunuyor olduğum turizm ve gastronomi sektöründe ki yansımalarını, ortaya çıkardığı sonuçları ve neden olduğu sonuçlara değineceğim.

GASTRONOMİ SEKTÖRÜ NEDEN GELİŞEMİYOR ?

Gastronomi sektörün de gelişebilmek için öncelikle işverenlerin bu sektöre ve bu sektör içindekilere saygı duymayı öğrenmesi gerekiyor.Ülkemizde turizm otelcilik,aşçılık ve gastronomi bölümlerinden mezun olan gençlerimiz büyük hayallerle,arzularla,isteklerle sektöre giriş yapıyorlar lakin ilk aydan maaş problemi,sigorta da sorunlar fazla mesailer ve kendilerine köle gibi davranıldığına şahit oldukları için sektöre karşı tüm istekleri arzuları,hayalleri yıllarca biriktirdiği bilgi birikimleriyle uçup gidiyor.Çünkü turizmciye saygı duyulmuyor,hizmet sektöründe çalışanları, iş verenler köle sınıfında görüyorlar. Doğal olarak çalışanların kendini geliştirebilme arzuları yok oluyor işletmeye verdikleri hizmetin minimuma düşmesini sağlıyor.Gastronomi ve turizm sektörü yanlış ideolojiler,yönetimler ve bakış açıları sebebiyle gelişemiyor.

TURİZM VE GASTRONOMİ SEKTÖRÜN DE ÇALIŞANLAR NEDEN HAKETTİĞİ DEĞERİ GÖREMİYOR ?

Cevabı basit bir soru aslına bakarsanız çünkü artık turizmci olanda olmayan da bir şekilde bu sektörün içerisinde,cazip bir iş kafe, restoran açmak getirisi yüksek hemde havalı cazip olmasına cazip ama bunun yönetim kısmı idare kısmı bunlarda turizmden bir haber olan kişiler olunca profesyonellik maalesef göz ardı ediliyor .Son dönemlerde ki mülteci akını sayesinde kendilerine ucuz maliyetli sigortasız çalışanlar bulan işletme sahipleri turizm sektörünün içinden gelen bilgili yetenekli gelecek vadeden işletmesini ileriye taşıyacak kimselerden maliyetleri ve sigorta problemleri sebebiyle adeta nefret ediyor.Az paraya çok iş bekleyen işletme sahipleri hep bana ideolojisi ile sadece daha çok kazanmanın peşine düşüyorlar çalışanının haklarını vermeyi kendilerine külfet gören işverenler hakkını vermedikleri gibi çalışanlarının cebinden çalmaktan da kaçınmıyorlar.Olayın köküne inmek gerekirse ‘karakter’ önümüze çıkıyor ilerlersek ‘iş ahlakı’ biraz daha ilerlersek ‘saygı’ iş verenlerin %95 i bu saydıklarımdan bir haber kimseler olduğu için kaliteli okumuş sektörü ileriye taşıyacak kimselerin değer görmesi maalesef beklenemez.

NASIL ÖNLEMLER ALINMALI

Bu konuda çok fazla önlem alınması beklenemez tabi ki devletimiz haksızlıklar karşısında daha caydırıcı kurallar koymalı ve bu kuralları kim olduğu kimlerden olduğu bakılmaksızın uygulanmalı kanun ve kurallar bir yere kadar geçerli olabilir ama ilk önce  evlerimizde karakterli bireyler yetiştirmemiz gerekiyor okullarımızda çocuklarımıza iş ahlakını aşılamamız,adaleti elden bırakmamak gerektiğini her daim telkin etmemiz gerekiyor.Bunlardan yoksun kimselerin yönetici ve iş veren pozisyonunda olduğu ülkemiz de turizm bir kenara dursun gelişebilmek büyüye bilmek güçlü bir devlet olabilmek maalesef imkansız bir durum.Velhasıl kelam ağlayanın malı gülene yar olmaz şiarıyla hareket eden iş verenler elbet ki bu coğrafya üzerinde bir gün ortaya çıkacaktır.

SEVGİ VE ESENLİKLE KALIN ALİ CAN TUZCU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir